Rabia Asel Atmaca: İki stand-up gösteriniz olacak Ankara ve İstanbul'da. Şu anda İstanbul'dasınız ve daha sonra Ankara'ya gideceksiniz.
Türkiye ile ilgili, Türk insanları ile ilgili neler söylemek istersiniz? Olivie Giraud: Türkiye’ye ilk kez beş yıl önce geldim.
İnsanları çok iyi ve sıcakkanlı buldum. Paris’te yaşadığınızda insanlar kaba davranıyor.
Size şöyle bakıyorlar. Burada insanlar çok iyi.
Türkiye’den de pek çok kişi Instagram hesabımı takip ediyor ve Paris’e bana hediyeler gönderiyor. Bu yüzden gösterimi sahnelemek için Türkiye’ye gelmek istedim.
Hem onlara teşekkür etmek hem de bir Parisli gibi, yani kaba biri gibi davranmayı öğretmek için. Rabia Asel Atmaca: Yani aslında Parisien olmak kaba olmak demek midir?
Olivie Giraud: Tabi evet. Biz çok açık sözlüyüz.
Senden hoşlanmıyorsam bunu sana söylerim. Patronun bile olsa söylerim.
Siz de çok açık sözlüsünüz. İnsanlara bir Parisli gibi giyinmeyi öğreteceğim.
Hep siyah giyilir. Hava sıcak da olsa soğuk da olsa mutlaka bir atkı takılır.
Biraz çılgınsanız biraz gri de ekleyebilirsiniz. Mağazada, restoranda, takside ve metroda nasıl davranılacağını, nasıl giyinileceğini öğreteceğim.
Türkleri Parisliye dönüştüreceğim. Rabia Asel Atmaca: Ayrıca şunu da sormak istiyorum.
İstanbul'a ilk geldiğimde evimde gibi hissettim dediniz. Bunu söylemek kolay değildir aslında.
Neler söylersiniz bu konuya dair? Olivie Giraud: Biliyorsunuz, şu sıralar Paris’te de işler kolay değil.
Bu sabah kızımla ve eşimle konuştum. “Paris’te işler kötüye giderse İstanbul’a taşınabiliriz” dedim. Bir ülkeye geliyorsunuz; insanlar çok sıcakkanlı, misafirperver.
Yemekler de güzel. Hatta fazla güzel.
İki günde beş kilo aldım! Şaka bir yana, bu ülkeye ve insanlarına âşığım.
Böyle hissediyorum.
Gelişmenin Detayları
Nedenini açıklayamıyorum ama Türkiye’ye her gelişim harika bir deneyim oluyor. Rabia Asel Atmaca: Fransa'daki protestoları da konuşmak istiyorum aslında.
Protestolar adeta patlak verdi. Neler oluyor, görüntüler korkunç.
Neler söylersiniz eylemlere dair? Çünkü epey yayılıyor kentten kente.
Olivie Giraud: Bence şu anda yaşananlar Fransa’da herkesi çok korkutuyor. Çok sayıda protesto yaşadık.
Birkaç yıl önce Sarı Yelekliler vardı. On sekiz ay boyunca her cumartesi gösteri yaptılar.
Bazıları etrafa zarar veriyordu ama durum yine de bu kadar kötü değildi. Şimdiyse bence iş çok ileri gidiyor.
Cumartesi gecesi tiyatrodan çıktığımda gerçekten çok korktum. Ölebileceğimi bile düşündüm.
İnanılır gibi değildi. Her yerde polis vardı.
İnsanlar camları kırıyor, dükkânlara ve binalara zarar veriyor, binaları ateşe veriyordu. “Neler oluyor böyle?” diyorsunuz. Bunları Paris’te, Marsilya’da görüyorsunuz.
Lyon’da da olabilir. Artık İtalya’da da yaşanabilir.
Bence bu tam bir çılgınlık. Fransa’da her şey iki üç hafta önce öğrencilerin protestolarıyla başladı.
Çünkü durumdan memnun değiller. Eğitime daha fazla kaynak ayırmamız gerektiği kesin.
Öğrenciler gösteri yapıyordu. Çoğu iyi insanlar.
Hiçbir şeye zarar vermediler. Ama etrafa zarar verenler de var.
Örneğin Marsilya’da etrafa zarar veren 30 bin kişi vardı. Ne yapılmalı, bilmiyorum.
Belki ordu devreye sokulmalı. Cumartesi günü korkunçtu.
Peki, sırada ne var? Rabia Asel Atmaca: Sanal medya hakkında konuşmak istiyorum.
Artık dünyanın bu konuda harekete geçtiğini düşünüyorum.
Sanal medyaya yaş sınırlamaları getiriliyor. On beş, on üç ya da on altı yaşın altındakilere yönelik yasaklar söz konusu.
Sizin de henüz 11 yaşında bir kızınız var. Kızınız sanal medya kullanıyor mu?
Türkiye de bu yönde adım atıyor. Siz bu konuyu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Avrupa ülkelerinin ve Kanada gibi ülkelerin sosyal medyaya yaş sınırlaması getirmesine nasıl bakıyorsunuz? Olivie Giraud: Çocuklarımıza TikTok, Instagram ve Youtube’un çok tehlikeli olabileceğini anlatmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.
Kızım 11 yaşında. Instagram ya da TikTok hesabı açmasına izin vermiyorum.
Çünkü çok tehlikeli. Başında saatler geçiriyorsunuz.
Hayatınızı bununla boşa harcıyorsunuz. Bildiğim kadarıyla şu anda Fransa’da 13 yaşından önce hesap açmaya izin verilmiyor.
Yaş sınırını 15 yapmak istiyorlardı ama artık o konu kapandı. Bana göre 13 yaş bile çok erken.
Bu yüzden 15 yaşından küçük çocuklara yasak getirilmesini desteklerim. Son iki üç yıldır gösterimi tanıtmak için Instagram ve TikTok’u çok kullanıyorum.
Bir video izliyorsunuz. Savaşla, siyasetle ya da başka bir konuyla ilgili olabilir.
O videoyu sonuna kadar izlerseniz karşınıza sürekli siyasetle ya da kötü şeylerle ilgili, çocuklara uygun olmayan videolar çıkmaya başlıyor. Bu çok tehlikeli.
Buna bir çözüm bulmaları gerekiyor. Çocuklara gösterilen içerikler kedilerle, hayvanlarla, sporla ilgili olmalı.
Makyaj videoları bile olmamalı. Bazı kızlar daha 13 yaşında.
Günde altı yedi saat makyaj videosu izliyorlar. Yapmayın, böyle şey olur mu?
Anne babalar, çocuklarının altı saat boyunca makyaj videosu izlemesine izin vermemeli. Bence bu çok saçma ve çocuklar için tehlikeli.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın