Türkiye'nin ilk Ay görevi için hedef 2027'nin ikinci çeyreği

Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Astronotik Kongresi'nde (IAC 2026), 'İlk Türk Ay Görevi: Ay Su Döngüsü Süreçlerinin Yüksek Çözünürlüklü Gözlemevinin Geliştirilmesi'.

🎙️ Sesli Gazete (~12 dk)
Türkiye'nin ilk Ay görevi için hedef 2027'nin ikinci çeyreği
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • NEST Kongre ve Sergi Merkezi'ndeki konferansta konuşan TÜBİTAK UZAY Kıdemli Baş Araştırmacısı ve İlk Türk Ay Misyonu Proje Yöneticisi Dr.
  • Burak Yağlıoğlu, TLM-1 uzay aracının teknik özelliklerini, bilimsel hedeflerini ve görev planını anlattı.
  • Yağlıoğlu, Türkiye'nin uydu geliştirme çalışmalarında kazandığı deneyimi ilk kez derin uzay ve Ay yörüngesine taşıyacağını belirtti.

Antalya'da düzenlenen 77'nci Uluslararası Astronotik Kongresi'nde (IAC 2026), 'İlk Türk Ay Görevi: Ay Su Döngüsü Süreçlerinin Yüksek Çözünürlüklü Gözlemevinin Geliştirilmesi' başlıklı konferans gerçekleştirildi. NEST Kongre ve Sergi Merkezi'ndeki konferansta konuşan TÜBİTAK UZAY Kıdemli Baş Araştırmacısı ve İlk Türk Ay Misyonu Proje Yöneticisi Dr.

Burak Yağlıoğlu, TLM-1 uzay aracının teknik özelliklerini, bilimsel hedeflerini ve görev planını anlattı. Yağlıoğlu, Türkiye'nin uydu geliştirme çalışmalarında kazandığı deneyimi ilk kez derin uzay ve Ay yörüngesine taşıyacağını belirtti. 'ARTIK AY'A GİTMEYE CESARET EDEBİLİYORUZ' TÜBİTAK UZAY'ın uydu projelerinde görüntüleme kameralarından haberleşme sistemlerine, güç ünitelerinden uydu yönetim sistemlerine kadar birçok bileşeni yerli olarak geliştirdiğini belirten Yağlıoğlu, Türksat 6A'da da platformun ve uzay aracını işleten yazılımların geliştirilmesinde önemli deneyim kazanıldığını söyledi.

RASAT'tan Türksat'a kadar uçuş ve yer yazılımlarının enstitü bünyesinde hazırlandığını anlatan Yağlıoğlu, “Bu deneyime dayanarak, edinilen bu tecrübe ve teknoloji geliştirme süreciyle artık Ay'a gitmeye cesaret edebiliyoruz" dedi. YÜZDE 80'İN ÜZERİNDE YERLİLİK İlk Türk Ay görevi için geliştirilen uzay aracının yakıt dahil azami kütlesinin yaklaşık 3,6 ton olacağını açıklayan Yağlıoğlu, aracın yüzde 80'in üzerinde yerlilik oranına sahip derin uzay platformu üzerine kurulduğunu kaydetti.

Haberleşme, güç, veri işleme, termal kontrol ve yönelim sistemleriyle bilimsel cihazların bir araya getirildiği projede Türk şirketlerinin de görev aldığını belirten Yağlıoğlu, “Mirasa, tecrübeye ve kabiliyete sahibiz; ancak aynı zamanda sistemi adeta bir 'Milli Takım' haline getirmek için girişimler ve yeni şirketlerle bir ekosistem inşa etmeye çalıştık. Ve Ay görevimize katkı sağlayan yeni aktörlerimiz var" diye konuştu.

AY'IN 100 KİLOMETRE ÜZERİNDE GÖREV Fırlatmanın 2027'nin ikinci çeyreğinde planlandığını belirten Yağlıoğlu, uzay aracının Dünya çevresindeki yörüngesinin aşamalı manevralarla yükseltileceğini ve her aşamada sistemlerin test edileceğini söyledi. Dünya yörüngesindeki transfer sürecinin yaklaşık 3 hafta, son kaçış manevrasının ardından Ay'a yolculuğun ise 3 ila 5 gün sürmesinin beklendiğini aktaran Yağlıoğlu, Ay yakınında yaklaşık 20 dakikalık frenleme manevrasıyla eliptik yörüngeye girileceğini anlattı.

Aracın daha sonra kademeli olarak 100 kilometre irtifadaki kutupsal dairesel görev yörüngesine yerleştirileceğini belirten Yağlıoğlu, “Uzay aracımızı Ay yörüngesinde de devreye alacağız ve en az 3 ay boyunca Ay yörüngesi operasyonları yürütmeyi hedefliyoruz" dedi. HER AŞAMADA YENİ HABERLEŞME REKORU Bugüne kadar kullanılan sistemlerle en fazla 75 bin kilometre mesafede haberleşme deneyimi bulunduğunu belirten Yağlıoğlu, Ay yolculuğunda bu sınırın aşılacağını söyledi.

Yörüngenin kademeli yükseltilmesi sırasında haberleşme ve platform sistemlerinin her aşamada test edileceğini anlatan Yağlıoğlu, “Sistemlerimiz GEO uydusunda maksimum 75 bin kilometre menzile sahipti. Dolayısıyla bundan daha uzağıyla haberleşme yapmamıştık.

Bu yüzden her transfer yörüngesi bizim için rekor bir haberleşme mesafesi olacak ve Ay yolunda her transfer yörüngesinde sistemlerimizi devreye alacağız" dedi. AY'DA SUYUN OLUŞUMU VE TAŞINMASI ARAŞTIRILACAK Görevin temel bilimsel hedeflerinden birinin Ay'daki su döngüsünü etkileyen süreçleri araştırmak olduğunu belirten Yağlıoğlu, suyla ilişkili maddelerin yüzeyde oluşumu, salınımı, taşınması ve birikiminde farklı etkenlerin rol oynadığını söyledi.

Güneş rüzgarı, mikro meteorit çarpmaları, yüzey sıcaklığı ve yerel manyetik anomalilerin birlikte inceleneceğini anlatan Yağlıoğlu, Ay'ın atmosferi olmayan gök cisimlerindeki parçacık ve yüzey etkileşimlerini araştırmak için doğal bir laboratuvar olduğunu kaydetti. Yağlıoğlu, “Bilimsel soru şu; Bu bağlantılı etkenler ve koşullar, Ay suyuyla ilgili maddelerin oluşumunu, salınımını, taşınmasını ve tutulumunu nasıl belirliyor?" diye konuştu.

İSVEÇ VE ÇİN'DEN BİLİMSEL CİHAZLAR Uzay aracında yer alacak Ay Nötr Teleskobu'nun İsveç Uzay Fiziği Enstitüsü iş birliğiyle geliştirildiğini belirten Yağlıoğlu, cihazla enerjik nötr atomların ölçüleceğini, Güneş rüzgarının Ay yüzeyiyle etkileşiminin araştırılacağını söyledi. Yağlıoğlu, ölçümlerle yerel manyetik alanların yüksek çözünürlüklü haritasının çıkarılmasının da hedeflendiğini kaydetti.

Çin'deki Shenzhen Üniversitesi tarafından geliştirilen Ay Dar Görüş Alanlı Radyometresi ise yüzeyin termal özellikleri ve ışığı yansıtma oranını inceleyerek, su döngüsü araştırmalarına katkı sağlayacak. Araçta ayrıca yerli radyasyon kalorimetresi ve farklı noktalara yerleştirilecek 3 dozimetreyle radyasyon ortamı ve bileşenlerin maruz kaldığı doz ölçülecek.

İNİŞ ALANLARI 70 SANTİMETRE ÇÖZÜNÜRLÜKLE GÖRÜNTÜLENECEK Uzay aracında yüksek çözünürlüklü kamera ve yerli geliştirilen geniş açılı video kameranın bulunacağını belirten Yağlıoğlu, potansiyel iniş alanlarının ayrıntılı görüntülenmesinin hedeflendiğini söyledi. Yüksek çözünürlüklü kameranın 70 santimetre çözünürlüğe sahip olacağını açıklayan Yağlıoğlu, görüntüleme donanımının gelecekteki iniş görevleri açısından kritik önemdeki görüntü tabanlı seyrüsefer sisteminde de kullanılacağını kaydetti.

Görevin sonunda bilimsel çalışmalar tamamlandıktan sonra kalan yakıtla belirlenen bir alana kontrollü çarpma planlandığını anlatan Yağlıoğlu, “Bu aynı zamanda iniş görevi için bir prova niteliğinde olacak.

Ve son olarak, yerli sistemlerimiz için derin uzay ve Ay yörüngesi mirası kazanmak istiyoruz" dedi. YERLİ HİBRİT MOTOR DERİN UZAYDA DENENECEK Projede hibrit itki sisteminin DeltaV tarafından geliştirildiğini belirten Yağlıoğlu, nitroz oksit ve katı polimer yakıt kullanan motorun azami 700, ortalama 650 newton itki ürettiğini söyledi.

Sistemin biri Dünya, diğeri Ay yörüngesinde olmak üzere iki kez ateşlenmesinin planlandığını kaydeden Yağlıoğlu, daha önce alçak Dünya yörüngesi ortamında gösterilen teknolojinin, bu görevle derin uzayda çalıştırılacağını anlattı. Derin uzay haberleşmesi, seyrüsefer ve otonom çalışma kabiliyetlerinin de sınanacağını belirten Yağlıoğlu, “Sonuç olarak, asıl elde ettiğimiz faydalı yük kazandığımız kabiliyettir.

Derin uzay haberleşmesi, itki, görev tasarımı, bilim operasyonları ve otonomi gibi birçok kabiliyet geliştirmiş oluyoruz" diye konuştu. İKİNCİ GÖREV İÇİN GEZGİN ARAÇ ÇALIŞMALARI Sunumun ardından bir katılımcının, ilk görevde kazanılacak deneyimin sonraki projelere nasıl aktarılacağı sorusunu yanıtlayan Yağlıoğlu, ikinci Ay görevine yönelik resmi olmayan hazırlıkların da sürdüğünü açıkladı.

Projede görev alan bursiyer öğrencilerle gezgin araç, iniş aracı ve iniş aracı itki sistemi için konsept tasarımlar ve simülasyonlar yapıldığını belirten Yağlıoğlu, Ay yüzeyinde kaynak tespiti ve kaynak kullanımına yönelik deneylerin değerlendirildiğini söyledi. Yağlıoğlu, “Öğrencilerimiz tüm bunları inceledi ve aynı zamanda genç meslektaşlarımızı bir sonraki görevler için hazırlamış olduk.

Ayrıca bunları IAC'de yayımladık" dedi. OPERASYONLAR ANKARA'DAN YÖNETİLECEK Ay yolculuğu sırasında haberleşmenin nasıl sağlanacağı sorusuna yanıt veren Yağlıoğlu, ticari bir yer istasyonu ağı kiralanacağını ve buna ilişkin sözleşme bulunduğunu söyledi.

Yağlıoğlu, farklı coğrafyalardaki antenlerin kullanılacağı ağın Ankara'daki Operasyon Merkezi'nden kontrol edileceğini, merkezdeki yazılımların da TÜBİTAK UZAY tarafından geliştirildiğini belirtti. Görevin en zorlayıcı aşamalarına ilişkin soruyu da yanıtlayan Yağlıoğlu, haberleşme, aşırı sıcaklık koşullarına karşı termal tasarım, yaklaşık 1,7 ton yakıt taşıyan tankları destekleyecek yapı ve arızalara otonom tepki verecek sistemlerin geliştirilmesinin önemli mühendislik çalışmalarını oluşturduğunu kaydetti.

İlgili Konular: #Teknoloji #Türkiyenin

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın