Türk Kanser Derneği, Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında; erken tanı, zamanında tedavi ve hasta desteğinin önemine dikkat çekmek için basın toplantısı düzenledi. İstanbul’da bir otelde gerçekleştirilen toplantıya alanında uzman doktorların yanı sıra sanatçı Betül Demir, oyuncu Perihan Ünlücan, sunucu Yağmur Kalyoncu ve çok sayıda basın mensubu katıldı.
Toplantıda meme kanserinde erken farkındalığın, zamanında tanı ve tedavinin önemine dikkat çekildi. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2024 yılı verilerine göre dünya genelinde yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konuldu ve 694 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Meme kanseri, kadınlarda en sık görülen kanser türü olmayı sürdürüyor. 2024 yılı itibarıyla yaklaşık 8,2 milyon kadın meme kanseri tanısı ile yaşamını sürdürüyor. Toplantıda konuşan Türk Kanser Derneği Başkanı Burak Duruman, “Bugünkü amacımız çok açık, ‘Bana olmaz’ demeyin. 2024 yılında dünyada yaklaşık 2,4 milyon kadına meme kanseri tanısı konulmuş ve yaklaşık 694 bin kadın bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmiş.
Günümüzde de meme kanseri kadınlarda en sık görülen kanser türü olmaya devam ediyor ve yaklaşık 8 milyon kadın meme kanseriyle yaşamını sürdürüyor. Ancak meme kanseri konusunda yalnızca rakamlardan söz etmek yeterli değil.
Her rakamın arkasında bir kadın, bir aile, değişen bir yaşam var. Bu nedenle ‘Ailemde yok, bir şikayetim yok, kendimi iyi hissediyorum’ diyerek kontrollerinizi ertelememelisiniz” dedi. ‘HASTALIĞI HENÜZ BELİRTİ VERMEDEN YAKALAYABİLİYORUZ’ Taramaların önemine değinen Duruman, “Meme kanserinde çok önemli bir imkanımız var.
Taramalar sayesinde hastalığı henüz belirti vermeden yakalayabiliyoruz. Erken tanının değeri de burada başlıyor.
Erken teşhis, hayat kurtarmanın yanında tedavi sürecinin yükünü de azaltabiliyor. Hastalık erken yakalandığında daha az cerrahi ve daha az ilaçla tedavi olasılıkları önümüze çıkıyor.
Bazen kemoterapi bile kullanmadan tedavi olan hastalar görebiliyoruz. Onun için erken teşhis çok önemli.
Bu; kadının bedeninin daha az yıpranması, günlük yaşamının daha az kesintiye uğraması, kendisinin ve ailesinin yaşadığı maddi ve manevi yükün azalması anlamına geliyor. Elbette her hastanın ihtiyacı çok farklıdır ancak erken harekete geçmek bize çok değerli avantajlar sağlıyor” diye konuştu. ‘BİR TELEFONLA BİZE ULAŞABİLİRSİNİZ’ Türk Kanser Derneği olarak tarama imkanlarına daha fazla kadının ulaşması için çalıştıklarını belirten Duruman, “Bir telefonla bize ulaşabilirsiniz.
Hangi ilde, ilçede yaşadığınızın bir önemi yok. Size en yakın merkezde ücretsiz tarama imkanlarına ulaşabilmeniz için var gücümüzle çalışıyoruz.
Nereye başvuracağınızı, nereden başlayacağınızı bilmiyor olabilirsiniz. Lütfen Türk Kanser Derneği’ni arayın.
Yaşınıza ve kişisel risklerinize uygun tarama için size yol gösterelim. Çünkü farkındalık yalnızca ‘Kontrolünüzü yaptırın’ demekle tamamlanmıyor.
O kontrolün yapılabilmesine yardımcı olmak da gerekiyor” ifadelerini kullandı. ‘ARTIK HASTALIĞI DAHA ERKEN EVRELERDE BULABİLİYORUZ’ Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr.
Yeşim Eralp ise “Türkiye’de yaklaşık 32 bin meme kanseri hastası var. Meme kanseri kadınlarda görülen kanserler arasında ön sıralarda.
Artık hastalığı daha erken evrelerde bulabiliyoruz. Bunun başında gelen nedenlerden biri de farkındalık programlarıyla beraber tanının erken konulabilmesi.
Birinci evrede, daha küçükken yakalanan bir tümörde başarı yüzde 95’lerde. İkinci evreye doğru geldiğinde yine çok iyi, yüzde 85-90’lar arasında.
Ancak üçüncü evreye geldiğinde başarı oranımız yüzde 75’lere kadar inebiliyor. O nedenle tarama programlarının Türkiye çapına yayılması ve herkesin bunlara eşit şekilde ulaşabilmesi gerekiyor” dedi. ‘40 YAŞINDAN İTİBAREN RUTİN TARAMA YAPILMASI GEREKİYOR’ Tarama yaşına ilişkin bilgi veren Eralp, “Türkiye’de taramalar resmi olarak 50 yaşında başlıyor ancak bildiklerimiz bize 40 yaşından itibaren rutin olarak yapılması gerektiğini söylüyor.
Özellikle ülkemizde 40 yaş altında görülen meme kanseri oranları biraz daha fazla. Bu da ayrı bir farkındalık gerektiriyor.
Ailemizde, yakınlarımızda meme kanseri, yumurtalık kanseri veya benzer kanserler varsa taramalara daha erken başlamak gerekebili” diye konuştu. Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof.
Dr. Berrin Pehlivan da “Yıllardır bu alanda yapılan tüm çalışmalara rağmen hastalığa yeniliyor olmamızın en büyük sebeplerinden birinin hala kanser algısı olduğunu düşünüyorum.
Kanserin önlenemeyen ve tedavi edilemeyen bir hastalık olduğu yönündeki algımız, kanserle mücadelemizde en büyük negatifliği yaratıyor. Oysa kanser büyük oranda önlenebilir.
Önleyemedik ve hasta olduk; yine büyük oranda tedavi edilebilir bir hastalık. Kansere bakış açımızı ve algımızı değiştirdiğimizde aslında onunla mücadelede en büyük adımı atmış olacağız” dedi. ‘KANSERE BAKIŞ AÇIMIZI DEĞİŞTİRMENİN ZAMANI GELDİ’ Kanserin giderek daha fazla tedavi edilebilen bir hastalık haline geldiğini ifade eden Pehlivan, “Kanserlerin yüzde 10’u genetik, yüzde 85-90’ı ise yaşam tarzımızdan ve yaşam alışkanlıklarımızdan kaynaklanıyor.
Hasta olduğumuz durumda da artık kansere bakış açımızı değiştirmemizin zamanı geldi. Kanser günümüzde tedavi edilebilir ve kronik bir hastalık haline geldi.
Sistemik tedavilerde, cerrahide ve radyoterapideki gelişmelerle insanları normal hayatlarından çok fazla alıkoymadan, hayat kalitelerini koruyarak yaşamlarını devam ettirebilmelerini sağlamaya başladık” diye konuştu ‘KORKMAYIN AMA ERTELEMEYİN’ Meme kanserinde belirtilere değinen Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr.
Aylin Hande Gökçe de “Bu süreç, her zaman olmamakla birlikte genellikle bir kadının eline memesinde bir kitle gelmesiyle başlar. Maalesef çoğu kadının aklından geçen ilk kelime ‘kanser’ oluyor ve doğal olarak korkuyor.
Ben hastalarıma her zaman şunu söylüyorum: ‘Korkmayın ama ertelemeyin.’ Çünkü memedeki kitleler her zaman meme kanseri anlamına gelmez. Memedeki kitlelerin çoğu iyi huyludur.
Bu nedenle hemen korkup ‘Ben kanser oldum’ dememek lazım. Ancak buradaki en önemli nokta ertelememektir. ‘Bu kitle iyi huyludur’ diyerek, ağrılı ya da ağrısız olmasına bakarak ertelememek gerekir.
Çünkü altında maalesef meme kanseri de çıkabilir” dedi. Türkiye ve dünyadaki en güncel gelişmelerden haberdar olmak için, bültenlerin gönderileceği e-posta adresini girin.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın