TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, beraberindeki parlamento heyetiyle ziyarette bulunduğu Portekiz'in başkenti Lizbon'da, Portekiz Cumhuriyet Meclisi Başkanı Jose Pedro Aguiar-Branco ile heyetler arası görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede, iki ülke parlamentoları arasındaki ilişkilerin yanı sıra ikili işbirlikleri, küresel ve bölgesel konular ele alındı.
Lizbon'da TRT'ye konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye-Portekiz ilişkilerini yorumlayan Kurtulmuş, şunları söyledi: Türkiye ile Portekiz arasında özellikle son dönemde fevkalade olumlu bir gündem gelişiyor.
Portekiz Meclis Başkanı değerli mevkidaşım Sayın Branco, bu sene 20 Ocak'ta Türkiye'yi resmi ziyarette bulunmuştu. Ardından da NATO Meclis Başkanları Toplantısı çerçevesinde Türkiye'ye geldi.
O orada yine bir ikili görüşmeyi gerçekleştirdik. Tabiri caizse ben de bir iade-i ziyaret olarak buraya geldim.
Parlamentodan iktidar ve muhalefet partilerinden milletvekili arkadaşlarımızla birlikte. Son derece verimli, son derece yararlı bir görüşme burada yapılmış oldu; hem baş başa hem heyetler arası görüşmelerde.
Bu anlamda Türkiye ile Portekiz'in arasında çok farklı alanlarda iş birliği imkanları mümkün. Bunların üzerinde konuştuk.
İşte savunma sanayi başta olmak üzere ticaret alanındaki yapılabilecek olanlar, yatırım imkanlarının artırılması, karşılıklı olarak kültürel iş birliklerinin, turizm alanındaki iş birliklerinin artırılması gibi birçok konuları ele aldık, ikili konuları. Ayrıca her iki ülkenin parlamentoları arasında bir mutabakat zaptı imzalandı.
Bundan sonra da gelişecek olan ilişkilerimizin ahdi zeminini oluşturacak bir hukuk çerçevesi ortaya koymuş olduk. Bütün bunların Türkiye ile Portekiz arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 100. yılına denk gelmiş olması da ayrıca bir önemli bir motivasyon nedenidir.
Şunu da büyük bir memnuniyetle bir kere daha görmüş olduk ki birçok uluslararası konudaki yaklaşımlarımız Portekiz'le büyük oranda örtüşmektedir. Örneğin, Filistin meselesine, Filistin'de İsrail'in işlediği suçlar meselesine, oradaki devam etmekte olan soykırıma karşı atılabilecek adımlar ya da alınacak tedbirler konusunda çok yakın görüşlere sahip olduğumuzu söyleyebilirim.
Ayrıca tabii burada bir de çok parçalı bir siyasi yapı var. Yani İsrail'i destekleyen gruplar var, özellikle aşırı sağ.
Ama sosyalist ve sosyal demokrat olanlarla merkez partiler daha çok Filistin'e ve Filistin halkına destek veriyorlar. Bildiğiniz gibi geçtiğimiz sene Birleşmiş Milletler marjında ciddi bir şekilde Filistin Devleti'ni tanıdılar.
Bu sene de Filistin'in işgal edilen bölgelerindeki Yahudi yerleşimcilerin ticaretlerine karşı ambargo konulması konusundaki 8 ülkenin ortak kararlarına destek verdiler. Oraya da imza koydular.
Dolayısıyla bu konular, işte Amerika ve İsrail'in İran'a karşı gerçekleştirdiği saldırılar ve orada Hürmüz üzerindeki gerilimler, buralı bunları konuşma imkanımız oldu. Yine Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Avrupa için çok önemli bir güvenlik tehdidi olan bu savaşın nasıl bitirilebileceği, Türkiye'nin ortaya koyduğu bu arabuluculuk rolünün nasıl geliştirilebileceği ve Avrupa ülkelerinin burada ne şekilde müdahale edebileceği konusunda fikirlerimizi mütalaa ettik.
Bizim için son derece verimli, son derece yapıcı bir görüşme oldu.
Ümit ederim ki iki ülkenin bundan sonraki ilişkilerine de "kazan-kazan" prensibi çerçevesinde çok ciddi destek sağlayacaktır. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, fon soruşturmasına ilişkin "Kim olursa olsun, ucu kime nereye uzanırsa uzansın ortaya çıkarılması gerekir." dedi.
Kurtulmuş, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Öncelikle Meclis'te bir araştırma komisyonunun kurulabilmesi için partilerin bu konuda bir kararlılık ortaya koymaları ve kabul etmeleri lazım. Ama ondan evvel gerçekten bu oldukça vahim bir konudur.
Hiçbir şekilde tolerans edilebilecek bir iş değildir. İnsanların, gariban insanların 3-5 kuruş helal paralarıyla biriktirdikleri ve 3-5 kuruş kar elde ederim diye koydukları, borsaya koydukları paralar üzerinden birileri eğer haksız kazanç elde ettiyse, bir takım içerden aldıkları bilgilerle haksız sonuçlar elde ettilerse ve büyük paralar kazandılarsa kimse, kim olursa olsun, nereye uzanırsa uzansın bunların mutlaka ortaya çıkarılması ve bunların hesabının sorulması lazım.
Türkiye'de son zamanlarda görülmüş en önemli skandallardan, en önemli krizlerden birisidir. Tabii bu meselenin daha evvel de ifade ettim, medyada da yer aldı, çok önemli bir konusu da, tarafı da ekonomik güvenlikle ilgili meseledir.
Yani böyle krize dayanıksız bir takım fon yapılanmaları gibi, ekonomik sistemdeki bazı açıklar gibi konular gündeme gelirse bu yerli ve yabancı yatırımcının Türk ekonomisine olan güvenini sarsar ve bundan çok çok daha büyük zararlar elde ederiz. Olan onun için diyoruz ki Sayın Cumhurbaşkanımızın tavrı doğrudur ve sonuna kadar gidilmelidir.
Biz de sonuna kadar bu tavrı destekliyoruz. Bu affedilecek, ihmal edilecek, küçük görülecek bir iş değildir.
Sonuna kadar bunun gidilmesi ve hesabın sorulması lazım.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın