Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) İkiz Kuleler'de "Değişen Savunma ve Güvenlik Mimarisinde Stratejik Ortaklık" temasıyla 4. Türk-Alman Ekonomi Konferansı düzenlendi.
Etkinliğe, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Sorg, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bige Yücel, NATO Üst Düzey Komutanı Tuğgeneral Thomas Lowin ve iki ülkenin iş dünyası temsilcileri katıldı. Görgün, buradaki konuşmasında, Türkiye ve Almanya'nın savunma ve havacılık alanında ortak çıkarlarını kalıcı ortaklıklara dönüştürme potansiyeline dikkati çekti.
Son dönemde yaşanan savaş ve çatışmaların, güçlü bir savunma sanayisi tabanının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu vurgulayan Görgün, küresel güvenlik sınamalarına yanıt vermenin, güvenilir üretim, dayanıklı tedarik zincirleri, nitelikli personel ve gelişen gereksinimlere hızla uyum sağlama yeteneği gerektirdiğini ifade etti. Görgün, bu zorlukların müttefikler arasında daha yakın işbirliği için güçlü bir teşvik yarattığını, birlikte çalışarak endüstriyel kaynakların daha verimli kullanılabileceğini kaydetti.
KÖKLÜ BİRLİKTE ÇALIŞMA KÜLTÜRÜ VE YENİ VİZYON Türkiye ve Almanya arasındaki savunma sanayisi işbirliğinin 17 yıl önce imzalanan anlaşmayla resmi bir çerçeveye kavuştuğunu hatırlatan Görgün, iki ülkenin Leopard ana muharebe tankları, mayın avlama gemileri, denizaltılar ve A400M programlarında köklü bir birlikte çalışma kültürü edindiğini aktardı. Görgün, bu tecrübenin yenilenen işbirlikleri için güçlü bir temel oluşturduğuna işaret ederek, mevcut öncelikleri ve endüstriyel yetenekleri yansıtacak şekilde diyalog mekanizmalarının yeniden canlandırılması gerektiğini dile getirdi.
"ŞEFFAF LİSANSLAMA PROSEDÜRLERİ ŞİRKETLER ARASINDA GÜVEN İNŞA EDECEK" NATO müttefikleriyle savunma sanayisi işbirliğini güçlendirmenin Türkiye için stratejik bir öncelik olduğunu dile getiren Görgün, işbirliğinin tam potansiyelini ortaya çıkarmak adına ihracat kontrolü ve lisanslama prosedürlerinden kaynaklanan zorlukların aşılması gerektiğini vurguladı. Görgün, "İhracat kontrolleri ve lisanslama prosedürlerinden kaynaklanan zorlukların çözülmesinin, işbirliği potansiyelimizi tam anlamıyla ortaya çıkarmak için hayati önem taşıdığına inanıyorum.
Aynı zamanda, Almanya Federal Ekonomi ve İhracat Kontrol Ofisi (BAFA) tarafından yürütülenler de dahil olmak üzere, Türkiye'yi etkileyen ihracat lisanslama uygulamaları konusundaki diyaloğun devam etmesini memnuniyetle karşılıyoruz. Daha şeffaf ve daha hızlı lisanslama prosedürleri, savunma sanayii işbirliğini destekleyecek, şirketlerimize olan güveni inşa edecek ve ortak hedeflerimizi somut projelere dönüştürmemize yardımcı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu.
"4 BİNDEN FAZLA ŞİRKETİMİZLE ALMAN ORTAKLARIMIZA KAPILARIMIZ AÇIK" Konuşmasında Büyükelçi Sorg'un "güven" vurgusuna ve Tuğgeneral Lowin'in değerlendirmelerine de atıfta bulunan Görgün, Türkiye'deki savunma sanayisi ekosisteminin genç ve dinamik yapısına dikkati çekti. Türkiye'nin 4 binden fazla gelecek vadeden savunma sanayisi şirketi ve oyun değiştirici sistemlerinin, Almanya'nın mühendislik uzmanlığı ve disipliniyle birleşmesi halinde her türlü zorluğun üstesinden gelinebileceğini belirten Görgün, sözlerini şöyle tamamladı: "Sadece SSB'nin değil, 4 bini aşkın şirketimizin tamamının kapıları Alman ortaklarımıza sonuna kadar açıktır.
Yaş ortalaması 34 olan genç Türk girişimcileri ve mühendisleri adına sizi temin edebilirim ki, biz yeni sorumluluklara fazlasıyla hazırız. Özel sektör, sorumluluklar iyi tanımlandığında ve karşılıklı güven tesis edildiğinde, her zaman teslim tarihinden bile önce sonuç üretme kapasitesine sahiptir."
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın