Son daki̇ka

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul'da bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye'den ayrılmadan önce sadece CNN TÜRK'e konuştu. "Rusya ile savaş bitmeli.

🎙️ Sesli Gazete (~28 dk)
Son daki̇ka
📝 Editör Özeti ÖNE ÇIKANLAR
  • - Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmenizi önemli ve farklı kılan neydi?
  • Zelenski: Türk tarafına teşekkür ediyorum, ekiplerimize, şahsen Cumhurbaşkanı’na.
  • Böyle kritik anlarda irtibat kurabilme imkanımızın olması çok önemli.

- Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüşmenizi önemli ve farklı kılan neydi? Zelenski: Türk tarafına teşekkür ediyorum, ekiplerimize, şahsen Cumhurbaşkanı’na.

Böyle kritik anlarda irtibat kurabilme imkanımızın olması çok önemli. Önemli hususlar görüşülüyor.

Bugün görüşülen noktalardan biri de kış ve saldırılardı. Biliyorsunuz Rusya balistik saldırılarını sürdürüyor ve kış ayları yaklaşırken bu gerçekten de çok kritik öneme sahip oluyor.

Sizin de ifade ettiğiniz gibi 24 Şubat'ta 5. yılına varacağız. Bu savaş bitmeli.

Birleşmeliyiz, bu savaşın sıcak aşamasını en azından diplomasi aşamasına taşımalıyız. Bu noktada Türkiye'nin arabuluculuğunu umuyorum.

Şahsen Cumhurbaşkanı ile olan ilişkilerimiz ve onun Trump ve Putin ile olan ilişkilerinin de faydalı olabileceğini düşünüyorum. Bugün yine üçlü formatta liderler görüşmesinin Türkiye'de gerçekleşmesi konuşuldu.

Tabii Türkiye bunu başarabilirse biz bunu kabul eder ve sadece mutlu oluruz. - Bu söylediğiniz elbette çok kritik. Çünkü herkes liderler görüşmesini merak ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan kuşkusuz bu görüşmeye ev sahipliği yapmak için bir kez daha teklifte bulunmuştur size. Herhangi bir takvim, olasılık var mı bu anlamda?

Tam olarak ne konuştunuz? Zelenski: Savaşın başında çok fazla görüşüyorduk telefonda.

Bunu basına açık ve kapalı şekilde yapıyorduk. 2022 senesinde Tahıl Koridoru’nu Rusya kilitlediğinde bu, gıda güvenliği açısından çok önemliydi. Karadeniz kapalı kalırsa, Ukrayna limanlarından gemiler hareket edemezse birçok ülke için gıda güvenliği tehlike altındaydı ve bu korkunç bir durumdu.

Hürmüz Boğazı'ndaki enerji konusu da benzer şekilde şu an gündemde. Enerji üzerine bir pazarlık yapılıyor.

Benzer şekilde gıda ürünleriyle alakalı da Karadeniz kapalı kalırsa bu büyük bir sıkıntı ortaya çıkarıyor. O dönem Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tahıl Koridoru Anlaşması'nın nihayete ulaşması noktasında başarılı olmuştu.

Ukrayna ile Rusya arasında Karadeniz Tahıl Koridoru gerçekleşmişti. Orta Doğu, Afrika ve diğer ihtiyaç duyan birçok ülkeye Ukrayna'dan sevkiyatlar yapılmıştı.

Onların hayatta kalmaları için bu çok kritik sevkiyatlardı. Bugün de benzer şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan'la görüştük. "Biz ilerlemeliyiz" dedik ve özellikle enerji alanındaki ateşkesin gerçekleşmesine ilişkin konuştuk.

Çünkü enerji demek, hayat demek. İnsanların elektriğe erişimi olması çok önemli.

Benzer şekilde yine gıda güvenliği üzerine konuştuk. Karadeniz'deki seyrüsefer ve ticaretin serbestleşmesine ilişkin güvenliğe nasıl ulaşacağımızı değerlendirdik.

Bu noktada Karadeniz'in nasıl yeniden güvenli hale getirilebileceğini konuştuk. Bu, bütün tarafları ilgilendiren bir konu.

Rusya'yı da Ukrayna'yı da ilgilendiriyor. Özellikle ihracat yapan ülkeleri ve bu ihracattan faydalanan ülkeleri ilgilendiriyor. - Özellikle Karadeniz'e siz de dikkat çektiniz.

Hatta konuşmanızda bugün Uluslararası Karadeniz Günü olduğunu da hatırlattınız. O anlamda da oldukça sembolik.

Şimdi Karadeniz'in güvenliği, özellikle en kritik başlıklardan biriydi bugünkü görüşmelerinizde. Türkiye savaşın bitmesini ve en azından hemen mümkün değilse Karadeniz'e yayılmamasını hedefliyor.

Çünkü artık Türkiye'nin de canını fazlasıyla yakıyor gelişmeler ve Türk halkı da çok yakından takip ediyor, tepki gösteriyor, kaygı duyuyor. Görüşmelerde nasıl bir model üzerinde konuşuyorsunuz?

Ankara mı size yeni teklifte bulundu ya da siz mi yeni teklifte bulundunuz? Yani Karadeniz'de seyrüsefer emniyetini sağlayan ve tahıl ticaretini güvence altına almaya yönelik yeni bir mutabakat hazırlığında mısınız?

Rusya'nın da Ukrayna'nın da ihracat yapabileceği karşılıklı bir modelden mi söz ediyoruz? Zelenski: Hepimiz çok hızlı tepki vermeliyiz.

Çünkü örneğin hâlihazırda saldırı altında olan Türkiye'ye ait üç gemi var. Bunların dışında bir de Yunan gemisi bulunuyor.

Bunlar sürekli Ukrayna limanlarında bulunan ve aralıksız Rus saldırılarına maruz kalan gemiler. Biz tabii kurtarmak için konvoylar oluşturuyoruz ama Rusya bizim ekiplerimize de saldırıyor.

Eğer bu gemiler batarsa mürettebat da ölecek. Bu nedenle Karadeniz üzerinde bir koridorun açılması çok kıymetli ve bu koridorun güvenli bir şekilde sağlanması çok önemli.

Tabii bunun kuralları olmalı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'la da görüştük.

Bu kurallardan biri; örneğin Türk bayraklı veya başka bayraklı gemilerin Ukrayna limanlarına uğrayabilmesi ve Rusya'nın bunları vurmaması olmalıdır. Benzer şekilde Türk bayraklı gemiler Rus limanlarına girdiğinde Ukrayna da bu gemilere saldırmamalıdır.

Ancak böyle asgari düzeyde bile olsa Karadeniz'de güvenliği sağlayabiliriz ve Karadeniz'deki seyrüsefer güvenliğini konuşabiliriz. - Şu an top kimin sahasında? Ankara bu teklifi Rusya'ya mı iletecek?

Nedir beklentiniz? Zelenski: Detayları Ankara ile görüştük.

Şahsen ben de ikili görüşmem sırasında Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bunları ifade ettim. Şimdi ise Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bu konuları Rus tarafıyla görüşeceğini biliyoruz.

Hangi formatta, nasıl ve ne zaman yapılacağı elbette Cumhurbaşkanı'nın takdirine bağlı. - Tam ateşkes değilse bile bu tür bahsettiğiniz sınırlı anlaşmanın üçlü müzakerelerde de ele alınması mı bekleniyor? Çünkü siz özellikle bugün de değindiniz.

Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Ukrayna'dan teknik heyetlerin bir araya gelmesi için Abu Dabi adresini zikretmiştiniz. Ancak Türkiye bu müzakerelerin adresi olabilir mi?

Yer ve tarih netleşti mi? Zelenski: Birkaç tur oldu ve bunların bir kısmı Türkiye'de gerçekleşti.

Başarıya ulaşıp ulaşmadığına ilişkin farklı yorumlar yapılabilir. Ancak Rus hapishanelerinden insanlarımız evlerine dönüyorsa, esir değişimi gerçekleşiyorsa bu zaten büyük bir başarıdır.

Çünkü insanlar evlerine dönüyor, çocukları ve eşleri onlara kavuşuyor. Türkiye'de gerçekleşen müzakereler bu konuda başarılıydı.

Şu an Abu Dabi ile ilgili ABD'nin bir teklifi var. ABD, Rusya ve Ukrayna arasında üçlü teknik ekip görüşmesinin Abu Dabi'de yapılması öngörülüyor.

Bunun kasım ayının ortalarına kadar gerçekleşmesini umuyoruz. Şunu da ifade etmek isterim; biz Orta Doğu'da yaşananları da çok yakından takip ediyoruz.

Savaş bazen duruyor gibi oluyor, ardından yeniden alevleniyor. Bu nedenle Abu Dabi'deki görüşmenin teknik ekiplerimiz açısından çok faydalı olacağını düşünüyoruz.

Bunlar paralel süreçler. Teknik ekiplerimiz görüşecek.

Ancak liderler görüşmesini de olmazsa olmaz bir şart olarak görüyoruz. Teknik ekiplerin görüşebileceği konular bellidir.

Bazıları ise liderler seviyesinde ele alınmalıdır. - Teknik heyetlerin çözemeyeceği, doğrudan liderlerin karar vermesi gereken meseleyi sormak istiyorum. Bugün sizin için müzakere edilemeyecek kırmızı çizgi nedir?

Moskova'nın Donetsk başta olmak üzere Donbas'ta hâlâ Ukrayna kontrolündeki topraklardan çekilmenizi istemesi karşısında gerçekçi bir barış formülü görüyor musunuz? Zelenski: Teknik ekiplerin gündeminde enerji ateşkesi, deniz ateşkesi ve esir değişimleri gibi konular olacak.

Bunların mümkün olup olmayacağını ve liderler zirvesine nasıl hazırlanılacağını konuşacaklar. Bizim açımızdan liderler zirvesindeki ana gündem maddesi; şartsız, koşulsuz ve tam ateşkesin sağlanması ve bunun güçlü bir izleme mekanizmasıyla takip edilmesidir.

Bu, barışa giden diplomatik bir adım olacaktır. Ateşkese ulaşmak bir konu.

Gelişmenin Detayları

Sonrasında bunu nasıl izleyeceğiniz, nasıl denetleyeceğiniz ve kimlerin denetleyeceği ayrı bir konu. Daha sonra ise savaşın sonuna götürecek yol haritası gelir.

Güvenlik garantileri de çok önemli bir başlık. Son zamanlarda Rusya da güvenlik garantileri istediğini ifade ediyor.

Oysa saldırıya uğrayan biziz. Güvenlik garantilerine ihtiyaç duyan taraf biziz.

Ancak Rusya da bunu gündeme getiriyor. O zaman herkes bunu konuşmaya hazır demektir.

Liderler görüşmesinde Ukrayna'nın yeniden inşası da önemli bir konu olacak. Bunun yanında ülkelerimizin geleceği, insanların nasıl yaşayacağı ve tabii ki toprak meselesi gündeme gelecek.

Rusya için de önemli, Ukrayna için de önemli. Biz elbette topraklarımızdan vazgeçmeyiz.

Rusya'nın geçici işgali altında bulunan Kırım dahil doğudaki topraklarımızın Rusya'ya ait olduğunu kabul edemeyiz. Bu bizim onurumuza, toplumumuzun iradesine ve anayasamıza aykırıdır.

Rusya bunu istiyor ve bunu çeşitli arabulucular üzerinden bize iletmeye çalışıyor. Ancak bu sağlıklı ve mantıklı bir yaklaşım değil.

Bu nedenle önceliğimiz; mevcut cephe hattında ateşkesin sağlanması ve sonrasında diğer başlıkların konuşulmasıdır. Örneğin Zaporijya Nükleer Santrali işgal altında.

Bunu nasıl çözeceğiz? Herson'da insanlar yıllar sonra yeniden sokaklara çıkmaya başladı.

Şehirde yaşam yeniden canlanıyor. Ancak nehrin diğer tarafındaki yerleşimler hâlâ işgal altında.

Bu insanların hayatlarını nasıl sürdüreceğini düşünmek zorundayız. Toprak konusu son derece hassas bir konu.

Öncelikle insanları düşünmeliyiz. Sorunlarını çözmeliyiz. "Nasıl yaşamaya devam edeceğiz?", "Güvenlik garantileri nasıl olacak?" gibi soruları liderler seviyesinde konuşmalıyız.

Ve en önemlisi de savaşı nasıl durduracağımızı ve yeniden başlamasını nasıl önleyeceğimizi... -Siz, tüm bu kritik hassas konuları konuşmak için Putin'le Türkiye'de görüşmeye hazır mısınız? Zelenski: Evet, biz hazırız.

Biz Türkiye'de bu görüşme için hazırız. Bu konuda Türkiye'nin tutumu anlaşılır.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan'ın tutumu anlaşılır. Türkiye ile yakın ve iyi ilişkilere sahibiz.

Türkiye pratik ve gerçekçi bir ara bulucu olabilir. Görüşme sırasında herhangi bir tarafın yanında durmaz.

Tam bir ara bulucu olarak çalışabilir. Ve tabii ki Türkiye, Ukrayna'nın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü de desteklemektedir.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin'le kendi iletişimi olduğunu biliyorum. Bu nedenle biz Türkiye'deki görüşmeyi destekliyoruz.

Ama burada çok önemli bir nokta var. Sizin de dediğiniz gibi Türkiye'de zaten çok fazla görüşme oldu.

Ve gerçekten de Birleşik Arap Emirlikleri'nde de teknik ekipler ve heyetler arasında görüşmeler oldu. Farklı sonuçlara ulaşıldı.

Ama savaş bir şekilde devam ediyor. Ve biz Amerikalılarla da görüştük.

Lider görüşmesi şart. Çünkü bizim toplumlarımız bu savaşın bitmesini istiyor ve buna inanıyor.

Liderler görüşürse ve liderlerin görüşmesi sonrasında insanlar bir ilerleme görmezse, o zaman soru işaretleri artacak ve bu durum diplomasinin mağlubiyeti olarak değerlendirilecektir. Çünkü teknik ekipler görüştüklerinde sonuca ulaşma konusunda zorluk yaşayabilirler.

Ama biz, liderler olarak irademizi ortaya koyduğumuzda çözemeyeceğimiz bir sorun olduğunu düşünmüyorum. Bu nedenle zaten karar vericiler olarak görüşmek istiyorum. -Bir yandan da liderlerin bir araya gelmesi için olası adreslerden biri G20 Zirvesi...

Şimdi baktığımızda bu zirveyle ilgili bir dizi iddia var. Hatta Trump'ın Aralık ayındaki Miami Zirvesi'nde Putin'le sizi bir araya getirip bir barış anlaşması imzalatmayı hedeflediği de Amerikan basınındaki iddialar arasında.

Siz bu toplantıya davet aldınız mı? Herhangi bir barış planı ya da barış anlaşmasıyla ilgili Sayın Trump'tan böyle bir bilgi aldınız mı?

Ve böylesi bir süreçte Aralık ayına kadar imzalanabilecek bir anlaşmaya ulaşılması sizce gerçekçi mi? Zelenski: Cevaplamak zor...

Hukuki olarak biz bir davetiye almadık; ama farklı müzakerecilerden sinyaller geldi. Başkan Trump'ın G20 Zirvesi'ne davet edeceği ve savaşın sonlanmasına ilişkin bir girişim yapacağına dair en azından böyle bir durum vardı.

Tabii ki Sayın Trump bizi resmî olarak davet ederse bunu destekleriz. -Trump-Putin-Şi görüşmesi olabileceği konuşuluyor. Ukrayna'nın geleceğine ilişkin kararların siz masada olmadan alınmasından endişe duyuyor musunuz?

Yani Trump önünüze Moskova ve Pekin'in önceden uzlaştığı bir anlaşma koyarsa ne yapacaksınız? Zelenski: Böyle bir şey mümkün değil.

Ukrayna olmadan Ukrayna'nın kaderine karar veremezsiniz. Bu adil olmaz ve hiçbir sonuca ulaştırmaz.

Bir ülkenin kendisi bulunmadan onun kaderi hakkında müzakere etmek mantıklı değil. Çok fazla konuşma ve görüşme oldu.

Birçok lider, biz olmaksızın kaderimiz hakkında karar vermeye çalıştı. Ancak herhangi bir sonuca ulaşılamadı, biliyorsunuz.

Bu nedenle burada verimsiz bir süreç görüyorum. Herhangi bir sonuca ulaştırmayacaktır.

Elbette bu ülkelerin liderlerinin kendi aralarında görüşecekleri konular vardır. Ancak o müzakere masasında olmayacaklar.

Özellikle egemenlik ve toprak bütünlüğü gibi kritik konuları görüşemezler. Çünkü bunlar münhasıran o ülkeyi ilgilendiren ve devletin iç meselesi olan konulardır.

Eğer savaşın bitmesini istiyorsak, böyle bir anlaşma ancak savaşın taraflarının bulunduğu bir masada yapılabilir. Ve gerçekten etkili, sonuca ulaştıracak bir anlaşmaya da ancak böyle varılabilir.

O yüzden ben böyle üçlü bir görüşmenin savaşı sonlandırabileceğine ilişkin herhangi bir gelecek görmüyorum. Neden imkânsız olduğunu açıkladım.

Ve üçüncü olarak da bizler, sizler de bağımsız ülkelerin insanlarıyız, vatandaşlarıyız. Bazen büyük devletler en güçlü, en adil ve en etkili olduklarını düşünebilirler.

Ancak herkesin kendi hakikati var. Rusya örneğin büyük olduğunu düşünüp Ukrayna'yı üç günde ele geçireceğini söyledi.

Şimdi savaşın beşinci yılına gireceğiz. Beş yıldır Rusya, Ukrayna'yı ele geçiremiyor.

O yüzden bu üç ülke de Ukrayna'da gerçekleşen ve Ukrayna'yı doğrudan etkileyen bir savaşı, Ukrayna olmadan konuşamaz. -Trump, Rusya'dan dizel alımı için anlaşmayı duyurdu. Bazı yaptırımları geçici olarak gevşetti.

Bu süreçte size yönelik peş peşe eleştirilerde bulunduğunu da gördük. Bu tutumunun sizi müzakere masasından dışlamak amacı taşıdığını mı düşünüyorsunuz?

Yoksa Amerikan iç siyasetiyle bağlantılı kaygılarından mı kaynaklanıyor olabilir? Bu konuda bir değerlendirmeniz var mı?

Zelenski: Bence siz soruyu sorarken kısmen yanıtladınız. ABD’de bir seçim süreci yaşanıyor ve bu ABD’nin kendi iç meselesidir.

Buna dair yorum yapmak istemiyorum.

Ben sadece bizi ilgilendiren kısmı konuşabilirim. Örneğin Rusya'da vurduğumuz hedefleri ele alalım.

Putin, bizim güçle verdiğimiz karşılık dışında başka bir dilden anlamıyor. Güç dilinden başka bir şey anlamıyor.

Biz de bunu gösteriyoruz. Bence kesinlikle adil.

Buna hakkımız var. Rus dizeline yönelik saldırılar yapıyor muyuz?

Ancak bunun ABD’de ve dünyadaki fiyatlara etkisi var mı? Rusya'nın dünya ihracatındaki payı şu an yüzde 2,2 civarında.

Etkisi sıfıra çok daha yakın. Buna karşılık Orta Doğu’daki savaşın çok daha büyük etkileri olduğunu biliyoruz.

Dünyanın birçok ülkesinde ve Ukrayna’da enerji fiyatlarında ciddi artışlar yaşanıyor. Bunun en önemli nedeni ise Hürmüz Boğazı'nın kapalı olması.

Bu nedenle oradaki savaşı bitirmeli ve boğazı açmalıyız. Eğer ABD gerçekten fiyatları düşürmek istiyorsa.

Söylemek istediğim budur. Rusya'ya yönelik yaptırımların kaldırılması ise bana göre doğru bir yaklaşım değil.

Rusya, iyi davranılarak, yumuşak yaklaşarak ya da kucaklanarak ikna edilebilecek bir ülke değil. Rusya sadece güçten ve güçlü yanıttan anlar.

O zaman fikirlerini ve politikasını değiştirir. ABD'nin ve diğer ortaklarımızın da bu gücü vardır. -Washington’ın dikkati artık yalnızca Ukrayna’da değil.

ABD-İsrail ve İran gerilimi, Husilerin saldırıları derken Ukrayna'nın ikinci planda kaldığını düşünüyor musunuz? Bir de bunun sahadaki yansımasını sormak istiyorum.

Ukrayna bugün cepheyi tutmaya ve şehirleri korumaya ne kadar hazır? Batı size beklediğiniz desteği verdi mi?

Zelenski: Biz her türlü destek için minnettarız. Umarım beni anlıyorsunuzdur.

Böylesine büyük bir savaşın içindeyken ve karşınızda coğrafi büyüklüğü, kaynakları ve gücü çok yüksek bir devlet varken, her türlü destek paha biçilemezdir. Ancak şu an gündemde olan konunun Avrupa'nın güvenliği değil, Orta Doğu olduğu da bir gerçektir.

ABD'nin Orta Doğu'ya daha fazla kaynak yönlendirdiği de bir gerçektir. Katbekat daha fazla.

Bunu inkâr etmeyeceğim. ABD için şu an öncelikli meselenin İran'la ilgili gelişmeler olduğu da doğrudur.

Biz bunun farkındayız ve kabul ediyoruz. Tam da bu nedenle bazen ABD tarafından Rusya'ya yönelik daha yumuşak bir retorik duyuyoruz.

Rusya'nın İran'a yardım etmemesi isteniyor. Oysa Rusya ve İran zaten müttefik.

ABD buna bu şekilde etki etmeye çalışıyor ancak çok fazla sonuç aldığını da görmüyoruz. Rusya'ya ve Putin'e daha sıcak davranarak, örneğin yaptırımları yumuşatarak bunu yapmaya çalışıyorlar.

Enerji alanındaki bu yumuşamanın geçici mi yoksa kalıcı mı olacağını söylemek zor. Yaptırım oluşturmak ve uygulamak zor olduğu gibi, kaldırmak da kolay değildir.

Bu nedenle sürecin geleceğine ilişkin net bir şey söyleyemem. Elbette bu durum bize fayda sağlamıyor.

ABD’ye fayda sağlıyor mu, onu da yorumlayamam. Ancak Rusya’ya yönelik yaptırımlar yumuşatıldığında Rusya daha fazla gelir elde ediyor.

Ve tabii ki bu gelirlerin önemli bölümü Ukrayna'ya karşı kullanılan silahlara dönüşüyor. Daha fazla balistik saldırı düzenleyebiliyorlar.

Ukraynalıları öldürmek için daha fazla kaynağa sahip oluyorlar. Onların hedefi elektriği kesmek.

Elektrik kesildiğinde su da kesiliyor. Ukraynalıları kışın ısınmadan, sudan ve lojistik imkânlardan mahrum bırakmak istiyorlar.

Rusya'nın hedefi budur. Bu nedenle ortaklarımızın bu yönde Rusya'ya destek olmasını istemiyoruz. -Basın toplantısında da ifade ettiniz.

Özellikle Serbest Ticaret Anlaşması'nın yürürlüğe girmesi sonrasında Türk şirketlerini Ukrayna'nın yeniden imarında teşvik etmeyi planlıyor musunuz? Bununla birlikte, "Savunma sanayisinde doğal müttefikiz, yeni ortak projeler var" dediniz.

Bu projeler nelerdir? Bizimle paylaşır mısınız?

Zelenski: Biz Türk iş dünyasına her alanda açığız. Bugünkü görüşmeler sırasında eş zamanlı olarak bir iş forumu da gerçekleştirildi.

Ukrayna'dan iş dünyası temsilcileri geldi. Türk ve Ukraynalı iş insanları kendi aralarında gerçekten verimli görüşmeler yaptı.

Önümüzdeki hafta enerji şirketlerini Ukrayna'da ağırlayacağız. Ve eminim ki Türkiye ile bu alanda ortak taahhütler, üretimler ve projeler geliştirilecek.

Bu iş birliği savunma sanayisini de kapsıyor. Askeri yatırımlar konusunda da bir şey anlatmak istiyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’la tanıştığımda bana, “Serbest Ticaret Anlaşması lazım bize” demişti. O dönemde çevremdeki birçok kişi buna karşıydı.

Karşılıklı ticaret hacmine baktık ve bunu 2-3 kat artırabileceğimizi söyledik. Sanırım ilk ortak basın toplantımızda da bunu kamuoyuna açıkladık.

Ticaret hacmi için 10 milyar dolar hedefi koyduk. Ve hâlihazırda savaş devam ederken, yıl bitmeden 8 milyar dolara ulaştık.

Serbest Ticaret Anlaşması ise 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu nedenle hem anlaşmalarımızın hem de Türk ve Ukrayna iş dünyasının çok önemli bir geleceği olacağını düşünüyorum. -Peki, Starlink-Starshield krizi sonrasında örneğin Türkiye ile ortak üretim ya da teknoloji geliştirme gibi bir planınız var mı?

Özellikle uydular konusunda? Zelenski: Bu alanda da çalışacağız.

Bu konu da görüşüldü ve değerlendirildi. Kabul edersiniz ki kolay bir iş değil.

Ancak her iki devlet için de güvenlik büyük önem taşıyor. Kendi çalışmalarımız olmadan, uzay alanı da dâhil olmak üzere, kendi teknolojilerimize sahip olmadan ilerlememiz zor.

❓ Habere Dair Merak Edilenler

Son daki̇ka gelişmesinin son durumu nedir?

Dün Cumhurbaşkanı Erdoğan ile İstanbul'da bir araya gelen Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Türkiye'den ayrılmadan önce sadece CNN TÜRK'e konuştu. "Rusya ile savaş bitmeli.

Haber hangi kaynaklara ve resmi verilere dayanıyor?

Bu haber CNN Türk Tümü ve ilgili resmi kurum açıklamaları referans alınarak AjansTürk Editoryal Masası tarafından doğrulanıp yayına hazırlanmıştır.

ÖZEL SAVUNMA & STRATEJİ AĞI Konuyla İlgili Özel Analizler

Savunma sanayiindeki yerli projeler, TSK operasyonları ve küresel askeri dengelere dair derinlemesine analizleri takip etmek için:

İlgili Konular: #Dünya

💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın

Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!

✍️ Yorum Yapın