Haberlerimizi Google’da Takip Edin Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İstanbul’da etkili olan şiddetli yağışlar bugün de devam ederken, felaketin yarattığı görünmeyen tehlikeler her geçen saat büyüyor. Sokakları göle çeviren, ev ve iş yerlerini basan çamurlu sel suları; kanalizasyon atıklarından kimyasallara, zararlı bakterilerden virüslere kadar pek çok tehdidi bünyesinde barındırıyor.
Yağışın etkisini sürdürdüğü megakentte en büyük endişe kaynağı ise musluklardan akan şebeke suyunun güvenliği ve sel basan alanlarda yürütülen temizlik çalışmaları.Aşırı yağışlar nedeniyle altyapıda meydana gelebilecek olası sızıntılar, şebeke suyuna kanalizasyon veya çamur karışma riskini gündeme getiriyor. Rengi, kokusu ve tadı normal görünse dahi musluk sularının tüketimi veya gıda temizliğinde kullanılması; kolera, tifo, Hepatit A ve ciddi mide-bağırsak enfeksiyonlarına davetiye çıkarabilir.
Öte yandan, evlerini su basan vatandaşlar, selin bıraktığı ağır çamur tabakasını temizlemeye çalışırken, bilinçsizce yapılan temizlik ve dezenfeksiyon işlemleri nedeniyle enfeksiyon ve kimyasal zehirlenme riskleriyle karşı karşıya kalıyor.Peki, yetkililerden resmi bir duyuru gelene kadar musluk suyunu kullanmak ne kadar güvenli? Suyu kaynatmak tüm tehlikeleri yok etmeye yeter mi?
Su basan evlerde temizlik nasıl yapılmalı?Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Uzm. Rabia Aslı Özer, sel sonrası sağlığımızı korumak için hayati önem taşıyan bu kritik soruları yanıtladı.AÇIKLAMA GELENE KADAR BEKLENMELİMusluklardan akan şebeke suyunu içmek veya temizlikte kullanmak şu aşamada güvenli mi?Sel sonrasında içme suyu şebekeleri; kanalizasyon sızıntıları, hasarlı borular veya arıtma sistemlerindeki aksaklıklar nedeniyle kirlenebilir.
Bu nedenle suyun güvenli olup olmadığı yalnızca görünümüne bakılarak değerlendirilmemelidir.Kontamine suyun tüketilmesi; ishal, kusma ve karın ağrısıyla seyreden mide-bağırsak enfeksiyonlarına, dizanteriye, tifo ve hepatit A gibi hastalıklara yol açabilir. Kolera riski de su ve sanitasyon koşullarına bağlı olarak gündeme gelebilir.Yetkili kurumlar tarafından suyun güvenli olduğu açıklanana kadar, özellikle içme ve yemek hazırlama amacıyla güvenilir ambalajlı su tercih edilmelidir.
Yetkililer suyun kaynatılmasını öneriyorsa su en az bir dakika boyunca fokurdayacak şekilde kaynatılmalı, soğutulduktan sonra temiz ve kapalı bir kapta saklanmalıdır.Ancak suyun kimyasal maddelerle kirlenmiş olabileceğine ilişkin şüphe varsa kaynatma yeterli değildir. Böyle bir durumda alternatif, güvenli bir su kaynağı kullanılmalıdır.Musluk suyunun rengi, kokusu ve tadı normalse güvenli olduğunu düşünebilir miyiz?
Sebze/ meyve veya bulaşık yıkamak için kullanılabilir mi?Hayır. Suyun berrak, kokusuz ve normal tatta olması, hastalık yapıcı bakteri ve virüsleri içermediğini göstermez.
Mikrobiyolojik kirlenme gözle veya evde yapılan basit kontrollerle kesin olarak tespit edilemez. Bunun için uygun numune alma ve laboratuvar analizleri gerekir.Bu nedenle suyun güvenliği konusunda şüphe varsa yalnızca içmekten kaçınmak yeterli değildir.
Gelişmenin Detayları
Sebze ve meyve yıkama, çiğ tüketilecek gıdaları hazırlama, bulaşık yıkama, diş fırçalama ve buz hazırlama gibi işlemlerde de güvenli su kullanılmalıdır. Resmî açıklamalar, ilgili su idaresinin ve halk sağlığı birimlerinin duyuruları takip edilerek değerlendirilmelidir. 'SU BUHARLAŞTIKÇA BAZI ÇÖZÜNMÜŞ MADDELERİN YOĞUNLUĞU ARTABİLİR' Musluk suyunu çay veya kahve yapmak için kaynatmak bütün bakteri, virüs ve ağır metalleri yok eder mi?Kaynatma, sudaki hastalık yapıcı birçok bakteri, virüs ve parazitin etkisiz hâle getirilmesinde etkili bir yöntemdir.
Ancak sudaki ağır metalleri, tuzları ve birçok kimyasal kirleticiyi ortadan kaldırmaz. Su buharlaştıkça bazı çözünmüş maddelerin yoğunluğu artabilir.Dolayısıyla kaynatılmış suyun her koşulda güvenli olduğunu söylemek doğru değildir.
Şebeke suyunun mikrobiyolojik açıdan risk taşıdığı ancak kimyasal kirlenme şüphesinin bulunmadığı durumlarda, yetkililerin önerdiği kaynatma yöntemi uygulanabilir. Buna karşılık kimyasal kirlenme ihtimali varsa çay ve kahve hazırlamak için de güvenli, alternatif bir su kaynağı kullanılmalıdır.TEMİZLİK ÖNCESİ MUTLAKA BUNLARI YAPINSel sularıyla temas etmiş evlerde temizliğe başlarken enfeksiyonlardan korunmak için hangi önlemler alınmalıdır?Sel suları yalnızca çamur ve atık değil; kanalizasyon kaynaklı mikroorganizmalar, hayvan dışkıları ve çeşitli kimyasal maddeler de içerebilir.
Bu nedenle temizliğe başlamadan önce kişisel korunma önlemlerinin alınması gerekir.Öncelikle binanın yapısal güvenliği kontrol edilmeli, elektrik ve gaz kaynaklı tehlikeler ortadan kaldırılmalıdır. Temizlik sırasında su geçirmez çizme, dayanıklı eldiven ve koruyucu gözlük kullanılmalıdır.
Açık yaralar su geçirmez bir örtüyle kapatılmalı, ciltte kesik veya yara oluşması önlenmelidir.Temizlik sonrasında eller sabun ve güvenli suyla iyice yıkanmalıdır. Sel suyuyla temas eden gıda maddeleri tüketilmemeli; temizlenmesi mümkün olmayan, gözenekli ve kirli eşyalar atılmalıdır.
Tetanos aşısının güncel olup olmadığı da kontrol edilmelidir. Çamur ve kirli su bulaşmış koltuk, halı ve duvarlar yalnızca deterjanla temizlenebilir mi?
Dezenfeksiyon için ne kullanılmalıdır?Deterjanla temizlik, yüzeylerdeki çamurun ve organik kirlerin uzaklaştırılması açısından ilk adımdır. Ancak sel suyuyla kirlenmiş yüzeylerde yalnızca deterjan kullanılması, hastalık yapıcı mikroorganizmaların tamamının ortadan kaldırıldığı anlamına gelmez.Öncelikle yüzeydeki kir/çamur, su ve deterjanla temizlenmeli, ardından yüzeyin malzemesine uygun bir dezenfektan kullanılmalıdır.
Sert, yıkanabilir yüzeylerde ürün etiketindeki kullanım ve seyreltme talimatlarına uyularak uygun bir dezenfektan veya çamaşır suyu çözeltisi kullanılabilir.Halı, koltuk, yatak ve benzeri gözenekli eşyalar kanalizasyonla kirlenmiş sel suyuna maruz kaldıysa güvenli biçimde temizlenmeleri her zaman mümkün olmayabilir.
Bu tür eşyaların, özellikle iç dolguları su çekmişse, atılması gerekebilir. Küflenmiş malzemeler de ayrıca değerlendirilmelidir.Çamaşır suyu kesinlikle başka temizlik ürünleriyle, özellikle tuz ruhu veya asit içeren ürünlerle ve amonyaklı temizleyicilerle karıştırılmamalıdır.
Bu karışımlar zehirli gazların açığa çıkmasına neden olabilir.Evde çocuk veya yaşlı varsa temizlik bitene ve ev tamamen kuruyana kadar bu kişilerin eve girmesi sakıncalı mıdır?Sel sonrası temizlik sırasında çocukların, yaşlıların ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin kirli alanlardan uzak tutulması önemlidir. Küçük çocuklar yüzeylere dokunabilir ve ellerini ağızlarına götürebilir.
Yaşlı bireylerde ise mevcut hastalıklar ve fiziksel kısıtlılıklar ek risk oluşturabilir.Eve yeniden girilmeden önce yapısal güvenlik sağlanmalı; elektrik ve gaz tehlikeleri giderilmeli, kirli su ve çamur uzaklaştırılmalı, uygun temizlik ve dezenfeksiyon yapılmalıdır. Islanan malzemelerin kurutulması ve yeterli havalandırma da önemlidir.Evin her noktasının tamamen kurumasını beklemek her durumda zorunlu bir ölçüt değildir.
Ancak yoğun nem, küf, kanalizasyon kaynaklı kirlilik veya temizlik ürünlerinden kalan tahriş edici buharlar varsa özellikle hassas kişilerin bu alanlara dönmesi ertelenmelidir.BU BELİRTİLER VARSA HEMEN DOKTORA GİDİLMELİTemizlik sırasında çamaşır suyu ve deterjanların yoğun buharı zehirlenmeye neden olabilir mi?Evet. Özellikle çamaşır suyunun asit içeren ürünlerle veya amonyaklı temizleyicilerle karıştırılması, solunum yollarını tahriş eden ve ciddi zehirlenmeye neden olabilen gazların açığa çıkmasına yol açabilir.
Ürünlerin tek tek kullanılması ve etiket talimatlarına uyulması gerekir.Temizlik sırasında mümkünse karşılıklı pencere ve kapılar açılarak doğal hava akışı sağlanmalıdır. Ürünlerin gereğinden fazla kullanılması, kapalı alanda yoğun biçimde püskürtülmesi ve buharın doğrudan solunması önlenmelidir.
Eldiven ve göz koruyucu kullanılmalı; ortamda yoğun koku veya tahriş oluşuyorsa temizlik durdurulmalı ve alandan çıkılmalıdır.Gözlerde yanma, öksürük, nefes darlığı veya göğüste sıkışma gelişirse temiz hava bulunan bir alana geçilmeli ve tıbbi yardım alınmalıdır. Nefes darlığı veya ciddi solunum belirtilerinde acil yardım istenmelidir.Sel sonrası temizlikte temel yaklaşım; kişisel korunmayı sağlamak, kirli yüzeyleri uygun biçimde temizlemek, güvenli su kullanmak ve yetkili kurumların duyurularını takip etmektir.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın