İsrail'de 27 Ekim Salı günü yapılan genel seçimlerin ardından açıklanan ilk sandık çıkış anketleri, ülkede siyasi belirsizliğin devam edeceğine işaret etti. Ülkenin önde gelen televizyon kanallarının yayımladığı anketlere göre, ne Başbakan Binyamin Netanyahu'nun liderliğindeki sağcı blok ne de en güçlü rakibi Gadi Eisenkot'un öncülük ettiği muhalefet, 120 sandalyeli İsrail parlamentosu Knesset'te hükümet kurmak için gereken 61 sandalyeye ulaşabildi.
Bu tablo, seçim sonuçlarına rağmen Netanyahu'nun iktidarda kalmasına olanak sağlayabilir. Yeni bir hükümet kurulana kadar mevcut başbakan, geçici hükümetin başında görevini sürdürebilecek.
Kanal 12 televizyonunun sandık çıkış anketine göre Netanyahu'nun Likud Partisi, 120 sandalyeli İsrail parlamentosu Knesset'te 24 milletvekilliği kazanarak ilk sıraya yerleşti. Netanyahu'nun en güçlü rakibi Gadi Eisenkot'un liderliğindeki Yaşar (Yashar) Partisi ise 22 sandalyede kaldı.
Kanal 11'in yayımladığı sandık çıkış anketinde ise Likud'un 25, Yaşar Partisi'nin 21 milletvekilliği kazanacağı öngörüldü. Kanal 11'in anketine göre Eisenkot'un liderliğinde oluşturulabilecek muhalefet bloğu, Netanyahu'nun mevcut koalisyon bloğunu geride bırakıyor.
Ancak sandık çıkış anketleri, her iki bloğun da tek başına hükümet kurmak için gereken 61 milletvekilliğine ulaşamadığını ortaya koydu. Öte yandan AFP'nin aktardığına göre, İsrail'de Arap seçmenlerin ağırlıkta olduğu partiler seçimlerde önemli kazanımlar elde etti.
Gelişmenin Detayları
Bu tablo, koalisyon görüşmelerinde küçük partilerin ve Arap partilerinin tutumunu belirleyici hale getirebilir. Kesin seçim sonuçlarının açıklanmasının birkaç gün sürebileceği belirtilirken, parlamentoya girmeyi başaran küçük partilerin yeni hükümetin oluşumunda belirleyici rol oynaması bekleniyor.
İsrail'de bugüne kadar hiçbir siyasi parti 120 sandalyeli parlamentoda tek başına 61 milletvekilliğine ulaşamadı. Bu nedenle ülkede hükümetler genellikle birden fazla partinin oluşturduğu koalisyonlarla kuruluyor.
Netanyahu veya Eisenkot'un parlamentoda çoğunluğu sağlayacak bir ittifak oluşturamaması halinde koalisyon görüşmelerinin uzaması, hatta ülkenin yeniden seçime gitmesi gündeme gelebilir. Seçimler, Hamas öncülüğünde 7 Ekim 2023'te düzenlenen saldırıların ve ardından Gazze, Lübnan ve İran'da yaşanan savaşların ardından yapılan ilk genel seçim olma özelliğini taşıyor.
Seçmenlerin yoğun ilgi gösterdiği oylamada katılım rekor düzeye ulaştı. Netanyahu'nun sağcı koalisyonunun politikaları ülkede derin görüş ayrılıklarına yol açarken, İsrail'in uluslararası alanda giderek yalnızlaşmasına da neden oldu.
Buna karşılık Netanyahu, seçim kampanyasında kendisini İsrail'in güvenlik tehditleriyle mücadele edebilecek en güçlü lider olarak sundu. Son 30 yılın yaklaşık 19 yılında başbakanlık yapan 77 yaşındaki Netanyahu, siyasi kariyeri boyunca çok sayıda krizden iktidarını koruyarak çıkmayı başardı.
Ancak Netanyahu, bu seçime uzun süredir devam eden yolsuzluk suçlamalarının ve 7 Ekim saldırılarına ilişkin güvenlik zafiyeti eleştirilerinin gölgesinde girdi. Hamas öncülüğündeki saldırılarda yaklaşık 1.200 kişi hayatını kaybetmiş, 251 kişi rehin alınmıştı.
Hakkındaki yolsuzluk suçlamalarını reddeden Netanyahu, saldırıların önlenememesindeki sorumluluğu nedeniyle de eleştiriliyor. Netanyahu'nun karşısındaki en güçlü aday olarak öne çıkan 66 yaşındaki Gadi Eisenkot ise İsrail ordusunun eski Genelkurmay Başkanı.
Gazze'deki savaşta bir oğlunu ve iki yeğenini kaybeden Eisenkot, seçim kampanyasını büyük ölçüde güvenlik politikaları üzerine kurarken, iç siyasette kendisini merkezde konumlandırdı. Siyasete dört yıl önce giren Eisenkot, 7 Ekim saldırılarının ardından Netanyahu'nun oluşturduğu savaş kabinesine katılmıştı.
Ancak sekiz ay sonra Netanyahu'nun liderliğini eleştirerek kabineden ayrılmıştı. Sandık çıkış anketlerinin işaret ettiği siyasi çıkmazın devam etmesi halinde İsrail'i uzun koalisyon pazarlıkları veya yeni bir erken seçim süreci bekleyebilir.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın