Türkiye, Yunanistan’ın Fransa, İtalya ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ile gerçekleştireceği ortak tatbikat için yayımladığı NAVTEX’e karşılık verdi. Türkiye, söz konusu bölgenin kendi deniz yetki alanında olduğunu ilan etti.
Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan gelişmeler, elektrik kablo projesi üzerinden yeni bir gerilim tartışmasını da beraberinde getirdi. Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, yaşananların tesadüf olmadığını savunarak Türkiye’nin uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini belirtti.
Başbuğ, girişimin Türkiye’nin sabrını sınamayı ve ülkeyi çatışma ortamına çekmeyi amaçladığını öne sürdü. Başbuğ: Türkiye’nin Sabrını Sınamaya Çalışıyorlar Güvenlik Uzmanı Coşkun Başbuğ, yaşanan gerilimin arkasında İsrail’in bulunduğunu iddia etti.
Yunanistan’ın son dönemde İsrail ile geliştirdiği ilişkilerin bu süreçte etkili olduğunu savunan Başbuğ, Türkiye’nin deniz yetki alanlarını Birleşmiş Milletler’e bildirdiğini ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket ettiğini ifade etti. Başbuğ, Türkiye’nin kendi yetki alanlarında haklarını kullanmasına rağmen yeni bir gerilim oluşturulmaya çalışıldığını öne sürerek şu değerlendirmede bulundu: Miçotakis İçin Seçim Hamlesi mi?
Yunanistan’da Mayıs 2027 öncesinde yaklaşan seçimler ve Başbakan Kiryakos Miçotakis’in oy oranlarına ilişkin tartışmalar da gündeme geldi. Başbuğ, yaşanan gerilimin Yunanistan’da siyasi gündem oluşturmak ve seçim sürecinde avantaj elde etmek amacıyla kullanılabileceğini belirtti.
Gelişmenin Detayları
Yunanistan’da Türk karşıtlığının belirli bir kesim tarafından desteklendiğini savunan Başbuğ, iktidarın Türkiye’yi hedef göstererek seçmen desteğini artırmaya çalışabileceğini öne sürdü. Ancak Başbuğ’a göre bu politikanın Mitsotakis’e seçim kazandırması kesin değil.
Yunan halkının İsrail ile yakın ilişkileri ve silahlanma politikalarını sorgulamaya başladığını savunan Başbuğ, gerilim siyasetinin ters etki yaratabileceğini ifade etti. “Yunanistan Sürekli Gerilimi Tercih Ediyor” Başbuğ, Yunanistan’ın mevcut siyasi kadrolarının ve özellikle Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın izlediği politikaların bölgedeki gerilimi artırdığını ileri sürdü.Türkiye’nin Yunanistan halkına karşı düşmanca bir yaklaşım sergilemediğini savunan Başbuğ, Ege Denizi’ndeki kaynakların iki ülke için de yeterli olduğunu belirterek üçüncü ülkelerin sürece dahil edilmemesi gerektiğini dile getirdi. Başbuğ, Türkiye’nin geçmişte de benzer girişimlere karşılık verdiğini hatırlatarak, NAVTEX ilanına NAVTEX, tatbikata ise tatbikatla karşılık verilmesinin Türkiye’nin karşı hamlesi olduğunu söyledi.
Elektrik Kablo Projesi Bir Gerilim Aracı mı? Doğu Akdeniz’deki elektrik kablo projesine de değinen Başbuğ, projenin 2020’den bu yana Türkiye’nin deniz yetki alanları üzerinden tartışmalara konu olduğunu ifade etti.
Başbuğ, projeyi yürüten şirketin deniz yetki alanlarına girmek yerine bu alanların çevresinden geçecek bir güzergâh üzerinde çalıştığını, ancak Yunanistan’ın buna itiraz ettiğini ileri sürdü. Fransa’nın da Yunanistan’ın talepleri doğrultusunda hareket etmek zorunda kaldığını savunan Başbuğ, son NAVTEX ilanlarının Türkiye’nin deniz yetki alanlarını sorgulatmaya yönelik bir girişim olduğunu iddia etti.
Başbuğ, “Amaç üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek” sözleriyle projenin bölgedeki gerilimi artırmak için kullanıldığını öne sürdü.
“Türkiye Uluslararası Hukuka Uygun Hareket Ediyor” Türkiye’nin deniz yetki alanları konusunda gerekli prosedürleri uyguladığını ve Birleşmiş Milletler’e başvurularda bulunduğunu belirten Başbuğ, uluslararası hukukun işletilmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin Libya ile yaptığı anlaşmaların da resmî belgelere dayandığını ve hukuka uygun olduğunu savunan Başbuğ, buna rağmen uluslararası kuruluşların yaşanan gelişmeler karşısında yeterince etkili olmadığını ileri sürdü.
Başbuğ, Türkiye’nin hukuki haklarını kullanmaya devam edeceğini belirterek, karşılıklı NAVTEX ilanlarıyla ortaya konan tutumun deniz yetki alanları üzerindeki olası oldubittilere izin verilmeyeceği mesajını taşıdığını ifade etti. Başbuğ’dan İsrail İddiası: “Yeni Bir Cephe Açmak İstiyor” Bölgedeki gelişmeleri İsrail’in politikalarıyla ilişkilendiren Başbuğ, İsrail’in Türkiye’yi farklı yönlerden baskı altına almayı ve Batı’da yeni bir gerilim alanı oluşturmayı hedeflediğini iddia etti.
Başbuğ, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın da dahil olduğu gelişmelerin Türkiye ile yeni bir çatışma ortamı yaratma amacı taşıdığını öne sürdü. Türkiye’nin kendi deniz yetki alanlarındaki haklarından vazgeçmeyeceğini belirten Başbuğ, mevcut gerilimin arkasında Türkiye’yi sınama ve yeni bir çatışma cephesi oluşturma niyetinin bulunduğunu savundu.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın