İşgal altındaki Batı Şeria'nın Ramallah kentine bağlı Rantis beldesindeki Filistinli çiftçiler, İsrail güçlerinin kısıtlamaları ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırı korkusu nedeniyle iki yıldır gidemedikleri topraklarına yabancı aktivistlerin desteğiyle dönerek zeytin hasadına başladı. AA ekibi, Rantisli çiftçilere topraklarına giden yolda eşlik etti.
Bölgedeki Filistinliler, 30'dan fazla yabancı dayanışma aktivistinin katılımıyla zeytinlerinin bir kısmını toplamayı başardı. Ancak İsrail ordusu, tarım arazilerine giden yollarda bazı çiftçileri durdurarak engeller çıkardı.
İsrail’in Ayrım (Utanç) Duvarına yakın bir konumda yer alan Rantis beldesi sakinleri, toprakları üzerinde kurulan kaçak Yahudi yerleşim birimlerinde yaşayan fanatik İsraillilerin sık sık saldırılarına maruz kaldıklarını anlattı. Rantis Köy Meclisi Başkanı Macid Hallaf, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köylülerin daha önce zeytin toplamak için arazilerine ulaşmalarının engellendiğini ve saldırıya uğradıklarını söyledi.
Bunun üzerine "Faza" (yardım çağrısı) başlattıklarını belirten Hallaf, "Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi aracılığıyla 30'dan fazla yabancı aktivist zeytin hasadına katılmak üzere getirildi. Aktivistler, arazilere çıkan üç ayrı yola dağıtıldı.
Yabancı aktivistlerin varlığı, iki yıldır bundan mahrum kalan halkımız için zeytinlerini toplama fırsatı sundu." diye konuştu. İsrail askerlerinin, Filistinliler topraklardayken bir yola yaklaştığını ve çiftçileri aktivistlerden ayırmaya çalıştığını aktaran Hallaf, askerlerin köylüleri tehdit ederek bazılarının cep telefonlarına el koyduğunu, Filistinlilerin silah zoruyla geri çekilmek zorunda kaldığını kaydetti.
Rantis'e ait yaklaşık 9 bin dönümlük alana ulaşımın son derece zorlaştığına dikkati çeken Hallaf, ellerinde sadece evlerin arasındaki küçük arazilerin kaldığını belirtti.
Hallaf, "Bu topraklar Rantis halkının geçimini sağladığı zeytin ve zeytinyağının ana kaynağıdır. Hasat mevsiminde halkın buraya erişiminin engellenmesi doğrudan geçim kaynağımızın kaybı anlamına geliyor." dedi.
Topraklarına ulaşmayı başaran çiftçilerden Zekiye Ali el-Mısri ise "Bab el-Kaziye" bölgesinde ailece yaklaşık 60 dönüm araziye sahip olduklarını aktardı. Mısri, "Daha önce zeytin toplamak için toprağımıza ulaşmaya çalıştığımızda engellemelerle, ateş açılmasıyla veya tehditlerle karşılaşıyorduk.
Bu toprak bizim geçim kaynağımız, biz buradan yaşıyoruz." diye konuştu. Beş oğlu ve üç kızı olduğunu, evli kızlarının aileleriyle birlikte tüm ailenin bu topraktan geçindiğini ifade eden Mısri, zeytin sezonunun eskiden coşkuyla beklenen bir dönem olduğunu ancak özellikle son yıllarda başlayan soykırımla arazilere gitme korkusunun katlanarak arttığını vurguladı.
Rantisli emekli öğretmen Teysir Ramazan eş-Şeyh de "Et-Tin eş-Şami" bölgesinde zeytin ağaçlarıyla kaplı yaklaşık 20 dönüm arazisi olduğunu söyledi. Dört gün önce hasat için arazisine gittiğini ancak topraklarını gasbeden İsraillilerin gelerek kendisini sorguladığını aktaran Şeyh, yaşananları şöyle anlattı: "Bana ne yaptığımı ve neden zeytinleri 'çaldığımı' sordular.
Ben de bu zeytin ağaçlarını yaklaşık 30 yıl önce kendi ellerimle diktiğimi ve mülkün bana ait olduğunu söyledim. Ancak buna rağmen bana, çocuklarıma ve kardeşimin çocuklarına saldırdılar; topladığımız zeytinleri elimizden aldılar." Vücudundaki darp izlerini gösteren Şeyh, "Bizi hırpaladılar, darbettiler." diyerek göğsünde, dirseğinde ve sırtında hâlâ yaralar olduğunu belirtti.
Son iki yıldır ağaçlarını budayamadıklarını, toprağı süremediklerini ve bakım yapamadıklarını kaydeden Şeyh, "Yabancı aktivistlerin yanımızda bulunması bizim için topraklarımıza geri dönmek adına büyük bir fırsattı." diye konuştu.
Filistinli çiftçiler için kayıp sadece tek bir sezonun ürününü toplayamamakla sınırlı kalmıyor; uzun süre toprağa ulaşamamak ağaçların kurumasına ve bakımının yapılamamasına yol açıyor. İşgal altındaki Batı Şeria genelinde zeytin hasadı mevsimi, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin tırmanan saldırıları ve İsrail ordusunun kısıtlamaları nedeniyle ciddi riskler barındırıyor.
Filistinliler için hem ekonomik hem de sosyal bir şölen niteliği taşıyan bu dönem, artık can güvenliği endişesiyle geçiyor. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te, 156 yerleşim yeri ve 360 yasa dışı yerleşim biriminde 750 bin İsrailli yaşıyor Birleşmiş Milletler, işgal altındaki Filistin topraklarındaki İsrail yerleşimlerini uluslararası hukuka göre yasa dışı kabul ediyor.
Ayrım Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi verilerine göre, Ekim 2023'ten bu yana Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler Batı Şeria'da 14 bin 742'den fazla saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda 66 Filistinli hayatını kaybederken, 100 bin 485'i zeytin ağacı olmak üzere toplam 147 bin 111 ağaç tahrip edildi, yakıldı veya söküldü.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz. Bu haberde bir hata mı var?
Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.
💬 Yorumlar (0) Siz de düşüncelerinizi paylaşın
Bu haber henüz yorumlanmadı. İlk yorumu siz yapın!
✍️ Yorum Yapın